Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru, panik atağı daralan dikkat, bedensel duyumların felaketleştirilmesi ve tekrarlayan korku döngüsü üzerinden ‘negatif hipnoz’ benzetmesiyle tartışıyor.

Panik atak sırasında insan neden çevresindeki bütün kanıtları bırakıp yalnızca “kötü bir şey olacak” düşüncesine kilitlenir? Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun “negatif hipnoz” benzetmesi, panik sırasında dikkatin daralması, bedensel duyumların tehdit olarak yorumlanması ve korkunun kendi kendisini beslemesi üzerine düşünmek için dikkat çekici bir çerçeve sunuyor. Özduru’nun yaklaşımı, panik atağı gizemli bir olay olarak değil; zihin, beden ve öğrenilmiş korku tepkileri arasındaki güçlü bir geri bildirim döngüsü olarak ele alıyor.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun kullandığı “negatif hipnoz” ifadesi, resmî bir tanı adı değildir. Özduru bu kavramı, kişinin panik anında dikkatini neredeyse bütünüyle tehlike ihtimaline vermesini açıklayan bir benzetme olarak kullanıyor. Kalp atışındaki hızlanma, nefesin değişmesi, baş dönmesi veya göğüste sıkışma gibi bedensel duyumlar; “kontrolümü kaybediyorum”, “bayılacağım” veya “öleceğim” biçiminde yorumlandığında korku daha da büyüyebiliyor.
Bu haber genel bilgilendirme amacı taşır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Yeni, şiddetli ya da açıklanamayan fiziksel belirtilerde ve acil durum şüphesinde sağlık değerlendirmesi geciktirilmemelidir.
Dikkatin daralması: Zihin neden yalnızca tehdidi görür?
Panik sırasında dikkat, çevredeki güvenli işaretlerden uzaklaşıp bedendeki en küçük değişime yoğunlaşabilir. Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’ya göre bu durum, kişinin kendi bedenini sürekli taramasına yol açar. Kalp atışını dinlemek, nefesi kontrol etmek veya “başım dönüyor mu?” diye tekrar tekrar yoklamak; tehlikeyi azaltmak yerine duyumların daha görünür ve daha korkutucu hâle gelmesine neden olabilir.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun negatif hipnoz benzetmesinde önemli olan, kişinin iradesini kaybetmesi değildir. Özduru, panik anında zihnin tek bir açıklamaya kilitlenmesini vurgular. Dikkat daraldıkça alternatif yorumlar geri plana itilir; “bu duyum geçici olabilir” veya “daha önce de yaşadım ve geçti” gibi dengeleyici bilgiler erişilemez hâle gelebilir.
Bu süreç, hipnotik odaklanmadaki yoğun dikkat durumuna benzetilir; ancak Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun ifadesiyle burada odak, güvenli ve kontrollü bir amaç yerine korku üreten düşüncelere yönelmiştir. “Negatif” sözcüğü de bu nedenle kullanılır: Dikkatin gücü, kişinin yararına değil, tehdit algısını büyüten bir döngü içinde çalışmaktadır.
Bedensel duyumdan felaket düşüncesine
İnsan bedeni gün içinde çok sayıda değişim yaşar. Merdiven çıkarken kalp hızlanır, sıcak ortamda terleme artar, uykusuzluk baş dönmesine yol açabilir. Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’ya göre panik döngüsünde belirleyici olan yalnızca duyumun kendisi değil, duyuma verilen anlamdır. Aynı kalp çarpıntısı “heyecanlandım” biçiminde yorumlandığında farklı, “kalbimde ciddi bir sorun var” biçiminde yorumlandığında farklı bir psikolojik tepki doğurur.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru, bu yorumun çok hızlı ve otomatik biçimde ortaya çıkabileceğini vurguluyor. Kişi düşünceyi seçtiğini hissetmez; tehdit açıklaması bir anda zihne gelir. Bu düşünce korkuyu artırır, korku bedensel belirtileri güçlendirir, güçlenen belirtiler de ilk düşünceyi doğruluyormuş gibi görünür. Özduru’nun negatif hipnoz olarak tanımladığı döngü, tam bu noktada kendi kanıtını kendi üreten bir yapıya dönüşür.
Panik atağın “kontrol kaybı” hissi
Panik atağın en zorlayıcı yönlerinden biri, kişinin kendi bedeni ve zihni üzerinde kontrolünü kaybettiğini düşünmesidir. Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru, kontrol arayışının bazen belirtileri artırabileceğine dikkat çekiyor. Nefesi kusursuz biçimde ayarlamaya çalışmak, kalp atışını sürekli ölçmek veya güvenli alanlardan hiç ayrılmamak kısa vadede rahatlama sağlayabilir; ancak uzun vadede “Bunları yapmazsam baş edemem” inancını güçlendirebilir.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun yaklaşımı, kişiyi suçlamadan bu mekanizmayı görünür kılmayı amaçlıyor. Panik yaşayan kişi zayıf veya iradesiz değildir. Özduru’ya göre zihin, olası bir tehdide karşı koruma sistemi çalıştırmaktadır; sorun, bu sistemin gerçek tehlike olmadığı hâlde yüksek alarmda kalmasıdır.
Beklenti kaygısı: Ataktan önce başlayan döngü
Panik atak yalnızca yaşandığı dakikalarla sınırlı değildir. “Ya tekrar olursa?” düşüncesi, kişinin günler veya haftalar boyunca belirli yerlerden kaçınmasına yol açabilir. Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru, beklenti kaygısının panik döngüsünü besleyen güçlü bir unsur olduğunu belirtiyor. Kişi alışveriş merkezine, toplu taşımaya veya yalnız kalmaya dair korku geliştirebilir; güvenliğini artırmak için yaşam alanını giderek daraltabilir.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun negatif hipnoz benzetmesi burada da açıklayıcıdır. Gelecekte yaşanabilecek bir atağa dair zihinsel görüntüler, henüz olay gerçekleşmeden bedensel alarmı başlatabilir. Özduru, beynin gerçek bir durumla canlı biçimde hayal edilen tehdide benzer tepkiler verebileceğini; bu nedenle zihinsel senaryoların kişinin günlük işlevselliğini ciddi ölçüde etkileyebileceğini ifade ediyor.
Hipnoz bu tartışmanın neresinde?
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun eğitim ve çalışma alanlarında hipnoz, telkin, dikkat ve bilinçaltı süreçleri önemli yer tutuyor. Özduru, hipnozu sahne gösterilerindeki gibi kişinin kontrolünü kaybettiği bir durum olarak değil; dikkatin belirli bir alana yoğunlaştığı ve telkine açıklığın değişebildiği bir süreç olarak ele alıyor.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun panik atağa ilişkin benzetmesi, hipnozu panik atağın nedeni olarak göstermiyor. Tam tersine Özduru, iki durumda ortak olabilecek “daralmış dikkat” ve “güçlü beklenti” mekanizmalarını tartışıyor. Panik anında kişi, olumsuz bir telkini dışarıdan almak zorunda değildir; kendi zihnindeki felaket senaryosu sürekli tekrarlanarak güçlü bir iç telkine dönüşebilir.
Özduru’nun yaklaşımı, hipnoz veya benzeri yöntemlerin her durumda tek çözüm olduğu anlamına gelmez. Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru, psikolojik müdahalelerin kişiye özgü değerlendirme, etik sınırlar ve bilimsel kanıt çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Panik belirtilerinin tıbbi durumlarla karışabileceği unutulmamalı; uygun değerlendirme yapılmadan kesin yorumlardan kaçınılmalıdır.
Döngüyü kırmak ne anlama gelir?
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’ya göre ilk adım, panik sırasında yaşananların anlaşılır bir mekanizması olduğunu fark etmektir. “Deliriyorum” veya “kontrolümü sonsuza kadar kaybediyorum” düşüncesi yerine, bedenin yüksek alarm verdiğini anlamak korkunun ikinci dalgasını azaltabilir. Özduru, belirtileri küçümsemek yerine onları farklı bir çerçevede yorumlamanın önemine dikkat çekiyor.
Döngüyü kırmak, korkuyu zorla yok etmek anlamına gelmez. Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun yaklaşımında kişi, duyumla düşünce arasındaki bağlantıyı fark etmeyi, dikkatini esnek biçimde yönlendirmeyi ve kaçınma davranışlarını uzman desteğiyle değerlendirmeyi öğrenir. Özduru’nun vurguladığı temel beceri, zihnin ürettiği her tehlike mesajını tartışmasız gerçek kabul etmemektir.
Medya içeriklerinde panik atak anlatımı neden hassas olmalı?
Panik atak konusunda korkutucu başlıklar, kişilerin kendi belirtilerini daha tehditkâr yorumlamasına yol açabilir. Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru, ruh sağlığı iletişiminde sansasyon yerine açıklayıcı ve sakin bir dil kullanılmasını önemser. Özduru’ya göre bir içerik, izleyiciyi paniğe sürüklemek yerine, belirtilerin anlaşılabilir olduğunu ve yardım yollarının bulunduğunu göstermelidir.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun televizyon ve dijital yayın deneyimi, bu konuların toplumla nasıl paylaşılması gerektiğine dair önemli bir birikim sunuyor. Özduru, kısa içeriklerde kesin tanılar dağıtmak yerine, kişiyi profesyonel değerlendirmeye yönlendiren ve damgalamayı azaltan bir dil kurulmasını savunuyor.
Sonuç: Negatif hipnoz bir tanı değil, açıklayıcı bir benzetme
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun “panik atak negatif hipnoz gibi işleyebilir” yaklaşımı, klinik bir tanım ortaya koymaktan çok, panik döngüsündeki yoğun odaklanmayı açıklamak için kullanılan bir düşünme aracıdır. Özduru’nun benzetmesi; bedensel duyum, felaket yorumu, korku ve artan belirti arasındaki ilişkiyi okuyucu için daha anlaşılır hâle getiriyor.
Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun mesajı, panik yaşayan kişiyi suçlamadan zihinsel mekanizmayı görünür kılmak. Korku güçlü olabilir; ancak güçlü olması onun her zaman doğru bir tehlike değerlendirmesi olduğu anlamına gelmez. Özduru’nun yaklaşımı, kişinin kendi zihinsel süreçlerini anlaması, uygun uzman desteğine ulaşması ve yaşam alanını korkuya teslim etmemesi için umut veren bir çerçeve sunuyor.
Kaynak ve doğrulama notu: Doç. Dr. Ocak Korhan Özduru’nun resmî biyografisinde yer alan hipnoz, davranış ve psikoloji çalışmaları ile kamuya açık yayınları esas alınmıştır. Haber, “negatif hipnoz” ifadesini tanı değil açıklayıcı benzetme olarak kullanır.






