PEGM Projesi, psikoloji, dermatoloji ve epigenetik bilimlerini bir araya getirerek cilt sağlığı, biyolojik yaşlanma ve önleyici tıp alanlarında geliştirilen yenilikçi bilimsel yaklaşımı tanıtıyor.
Sağlık & Bilim Haberleri
Psikolojik durumun cilt sağlığı üzerindeki etkileri uzun yıllardır bilim insanlarının ilgi alanında yer alıyor. Son yıllarda ise stres, bağışıklık sistemi, gen düzenlenmesi ve deri biyolojisi arasındaki karmaşık ilişkileri ortaya koyan çalışmaların artmasıyla birlikte psikodermatoloji alanı hızla gelişmeye devam ediyor. Bu bilimsel gelişmeler doğrultusunda geliştirilen Psikodermatolojik Epigenetik Gençleşme Modeli (PEGM), psikoloji ile dermatolojiyi epigenetik ve moleküler biyoloji perspektifinden bir araya getiren yeni bir araştırma yaklaşımı sunuyor. Psikodermatoloji, cilt ile zihinsel durum arasındaki çift yönlü ilişkiyi inceleyen disiplinler arası bir alan olarak giderek daha fazla önem kazanıyor.
Projeyi geliştiren Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir, sağlıklı yaşlanma, stres biyolojisi ve deri yenilenmesi süreçlerini tek bir biyolojik sistem içerisinde değerlendiren bütüncül bir model üzerinde çalışıyor. PEGM, yaşlanmayı yalnızca kronolojik bir süreç olarak değil; psikolojik, çevresel ve biyolojik faktörlerin birlikte şekillendirdiği dinamik bir mekanizma olarak ele alıyor.
Cilt ve Beyin Arasındaki Bilimsel Bağ
Modern biyoloji, cildin yalnızca dış çevreye karşı koruyucu bir bariyer olmadığını; sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve hormonal mekanizmalarla sürekli iletişim hâlinde bulunan aktif bir organ olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle kronik stresin inflamasyonu artırabildiği, bağışıklık yanıtını değiştirebildiği ve bazı deri hastalıklarını etkileyebildiği yönünde önemli bilimsel bulgular bulunuyor.
PEGM Projesi de bu bilimsel zeminden hareket ederek şu soruya odaklanıyor:
Psikolojik iyilik hâli ve yaşam tarzı, epigenetik mekanizmalar aracılığıyla cilt sağlığını ve biyolojik yaşlanmayı nasıl etkileyebilir?
Bu soru, projenin gelecekte yürütülmesi planlanan araştırmalarının temelini oluşturuyor.
Disiplinler Arası Bir Araştırma Modeli
PEGM yalnızca dermatolojiye odaklanan bir çalışma değil. Model;
- psikodermatoloji,
- epigenetik,
- moleküler dermatoloji,
- nörobilim,
- immünoloji,
- rejeneratif tıp,
- yaşam tarzı tıbbı,
- hassas (kişiselleştirilmiş) tıp
gibi birçok bilim alanını ortak bir araştırma çatısı altında birleştirmeyi hedefliyor.
Bu yaklaşım, günümüzde giderek önem kazanan sistem biyolojisi anlayışıyla da uyum gösteriyor. Araştırmacılar, insan sağlığının birbirinden bağımsız organ sistemleri yerine sürekli etkileşim içindeki biyolojik ağlar üzerinden değerlendirilmesinin geleceğin tıp anlayışında önemli bir yer tutacağını ifade ediyor.
Önleyici Tıp İçin Yeni Perspektif
PEGM Projesi’nin temel hedeflerinden biri, hastalık geliştikten sonra tedavi etmek yerine biyolojik süreçleri daha erken dönemde anlamaya ve koruyucu stratejiler geliştirmeye katkı sağlamaktır.
Bu kapsamda gelecekte;
- biyobelirteç analizleri,
- gen düzenlenmesi araştırmaları,
- yapay zekâ destekli biyolojik modellemeler,
- yaşam tarzı analizleri,
- kişiselleştirilmiş sağlık yaklaşımları
gibi alanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi planlanmaktadır.
Bilimsel Bir Yol Haritası
Araştırmacılar, PEGM’nin şu aşamada kavramsal ve bilimsel bir araştırma modeli olarak geliştirilmeye devam ettiğini vurguluyor. Projenin amacı; psikoloji, dermatoloji ve moleküler biyoloji arasında yeni araştırma alanları oluşturmak, uluslararası iş birliklerini desteklemek ve sağlıklı yaşlanma konusunda geleceğin bilimsel çalışmalarına katkı sunmaktır.
Bilim dünyasında psikodermatoloji alanına yönelik ilginin giderek arttığı günümüzde, PEGM Projesi de cilt sağlığı ile zihinsel iyilik hâli arasındaki karmaşık biyolojik ilişkileri daha kapsamlı biçimde anlamaya yönelik yeni bir araştırma perspektifi geliştirmeyi hedefliyor.






